TR Kurdî EN
SON HABERLER

BASINA VE KAMUOYUNA (02.09.2013) 10.09.2013

 

Dünya Barış gününe kadın cinayetleriyle girdik. Hükümetin çokça duyduğumuz barış demokrasi kelimeleri kadın kanları içinde artık duyulmuyor.

Bu ülkede ortalama günde beş kadının katledildiği bir dönemde ülkeyi yöneten zihniyetin öncelikli gündem maddelerinden birinin kadın cinayetlerine karşı yasal ve anayasal çerçevede sorunun çözümü için çare araması gerekirken ne yazık ki halen başbakan kıydığı her nikahta her ailenin üç beş hatta altı çocuk yapmasını önerilmesi aslında vahim tablonun perdelemesi ve manipülasyon yaratarak dikkatleri başka yöne çekerek kadın bedeni üzerinden politik rant elde etmeye devam ediyor.

Devlet kadınları korumuyor.  Eşinden boşanmak istediği için defalarca savcılıktan korunma talebinde bulunan kadınlar öldürülüyor. Suriye’yi  işgal etme de bu kadar hevesli olan başbakan kadın cinayetlerine adeta davetiye çıkarıyor. Kılını kıpırdatmıyor.  Yine Rabia için timsah gözyaşı döken başbakan kendi ülkesinde yaşanan cinayetlerle ilgili her hangi bir açıklama dahi yapamıyor. En son ilimizde peş peşe yaşanan cinayetler biz kadınları kaygılandırıyor. SES üyemiz Özlem;  görevi başındayken öldürüldü. Yine beş gün önce de KESK üyesi Nilüfer eşi tarafından pompalı silahla öldürüldü.

Bizler bu vesile ile ilimiz DİYARBAKIR başta olmak üzere hükümeti mülki amirler ve cumhuriyet başsavcılığını görevlerini yapmaya çağırıyoruz. Öldürülen üyelerimiz kamu emekçisi ve kadın arkadaşımız son olması için çağrıda bulunuyoruz. Halen ilimizde sizlerden koruma talep edip verilmeyen bunun yanında koca dayağı veya aile baskısı görüp korkudan sizlere dahi başvurmayan kaç kadın var, sizler bunların erkekler tarafından katledilmesini mi bekliyorsunuz.

Biz KESK’li kadınlar olarak; Nilüfer’in başvurduğu savcı hakkında;  görevi ihmalden suç duyurusunda bulunacağız

Bizler beklemeyeceğiz ve sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

‘’Şiddete uğrayan kadınlar devlet kurumlarına yaptığı başvurular sonucunda korunma yerine, mağdur olmaktadır. AKP’nin kendi basın alanını yaratarak ve kadın kırımı politikalarını kamuoyunda gizleyerek kadına yönelik şiddet haberlerini çok önemsiz, kısa ve görmezlikten gelinebilir bir şekilde işlenmesini biz kadınlar manidar buluyoruz. Yaratılmak istenen toplum modeli,  kadın üzerinden geliştirilen şiddet politikası ile ataerkil zihniyeti güçlendirerek sağlanmak isteniyor .’’

“Her Kadın cinayettin de, devlet suç ortağıdır.’   

Geliştirilen şiddet politikası ile ataerkil zihniyetin güçlendirildiğini ‘’Bu ateş sadece kadınları ve halkları yakmaz, bu ateş gün gelir herkesi yakar. Ataerkil devlet, ataerkil toplum ve ataerkil hukuk katil erkekleri koruyadursun, biz kadınlar erkek şiddetini kabul etmeyeceğiz. Öldürülen her bir kadın öldürülen toplumdur, tecavüz edilen her bir kadın tecavüze uğran insanlıktır, intihara zorlanan her bir kadın verilmesi gereken hesaptır. Kadın katliamlarına ilişkin süren davalarda yapılan haksız tahrik indirimleri ve devletin katilleri, tecavüzcüleri koruyup kollanmasını biz kadınlar kabul etmiyoruz. Artık erkeklerin hak gördükleri zulümlerine katliamlarına, erkek, devlet ve yargıya karşı kadınlar olarak sessiz kalmayacağız. Katillerin, erkek devletin ve erkek yargının peşini bırakmayacağız ve hesap soracağız.

Öfkeliyiz ve isyandayız. Artık yeter.  Kadın katliamları durdurulsun.Jîn jîyan azadi  KESK KADIN PLATFORMU

Bu yazıyı paylaşın :